AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
Sitemize 8 tane moderatör alinacaktir . Moderatör olmak için Tiklayiniz..

Paylaş | 
 

 Metin Oktay Fan Kulübü | Taçsız Kral | Binlerce Rep

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Takii
Admin
Admin
avatar

Zodyak Zodyak : Başak çin astrolojisi çin astrolojisi : Köpek Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 627 Karma Karma : 1558 Rep Rep : 3 Doğum tarihi Doğum tarihi : 25/08/94 Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 16/04/10 Yaş Yaş : 24 Nerden Nerden : aLmanya İş/Hobiler İş/Hobiler : footbaLL biLardo ....

MesajKonu: Metin Oktay Fan Kulübü | Taçsız Kral | Binlerce Rep   Ptsi Mayıs 10, 2010 2:29 pm

METİN OKTAY FAN KULUBÜ | TAÇSIZ KRAL

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

METİN OKTAY KİMDİR?

2 Şubat 1936'da İzmir'de (Karşıyaka-Çiftefırınlar) doğdu. Karşıyaka Soğukkuyu İlkokulu, Alsancak İlkokulu, İnönü Lisesi ve Mithatpaşa Erkek Sanat Enstitüsü'nde (Mobilya bölümü) okudu. 15 yaşında Damlacık Kulübünde 8 numaralaı formayı ( 8 numaraları forma çok sevdiği Sait Altınordu'un forma numarasıydı) giyerek futbola başladı. Adnan Suvari'nin futbolcu-antrenör olarak görev yaptığı Yün Mensucat'a transfer oldu ve yeni forması altında 14 gol attı ve Genç Milli Takım aday kadrosuna çağrıldı. 11 Nisan 1954' te Belçika maçında ilk kez milli oldu ve 4-0 kazanılan maçın 2 golünü o attı. Aynı yıl İzmirspor'a transfer oldu ve bu forma altında 17 gol atarak gol kralı oldu. İzmirspor da Mahalli Lig'i şampiyon bitirdi.

1955'te 19 yaşında Galatasaray' a transfer oldu. Galatasaray formasıyla ilk kez (28 Ağustos 1955) Beyoğluspor'a karşı oynadı ve ilk golünü attı. 1956 yılının Şubat ayında Millilerimiz macarları 3-1 yenerken, 2 golü Lefter 1 golü Metin attı. 29 Ocak 1959'da İzmir'de Oya Sarı ile evlendi. 10 Haziran 1959'da Fenerbahçe ile oynananTürkiye ligi finalinin ilk maçının 37. dakikasında rakip kaleye ünlü ağları yırtan gol" ünü attı. 22 Haziran 1959' da babasını yitirdi. Transfer döneminde İzmirspor'un o gün için büyük bir tutar olan 30.000 TL'lik transfer teklifini reddederek çok sevdiği kulübünde kaldı ve bu nedenle eşinden ayrıldı. 14 Eylül 196'ta eksik askerlik yaptı savıyla tutuklandı ve toplam 45 gün Paşakapısı ve Toptaşı Cezaevlerinde kaldı.

18 Aralık 1960'ta İnönü Stadı'nda oynanan maçta Galatasaray-Fenerbahçeyi 5-0 yendi ve Metin 4 golün sahibi oldu. Temmuz 1961'de italyanın Palermo Kulübü'ne transfer oldu. Haziran 1962'de yeniden Galatasaray'a döndü. 12 Mayıs 1965'te İstanbul'da Servet Kardıçalı ile evlendi. Aynı yıl "Taçız Kral" filminde başrol oynadı. 9 Şubat 1966'da Zeynep adını verdikleri bir kız çocuğu oldu ama Servet Metin Oktay çiftinin "prenses"i ancak 6 saat yaşadı. 1969'da Galatasaray şampiyon, kendiside gol kralı olduktan sonra, İstanbul ve İzmir'de yapılan jübilelerle futbolu bıraktı. 13 Eylül 1991 'de bir trafik kazası sonucu aramızdan ayrıldı.

Futbol yaşamı boyunca rakip fileleri tam 608 kez havalandırdı.
1 kez İzmirspor'da, 10 kez Galatasaray'da şampiyonluk gördü.
10 kez gol kralı oldu ( Biri İzmir Profesyonel liginde...)
1956-57 İstanbul Profesyonel Ligi 17 gol
1957-58 İstanbul Profesyonel Ligi 19 gol
1958-59 İstanbul Profesyonel Ligi 22 gol
1959 Türkiye Ligi 11 gol
1959-60 Türkiye Ligi 33 gol
1960-61 Türkiye Ligi 36 gol
1962-63 Türkiye Ligi 38 gol
1964-65 Türkiye Ligi 17 gol
1968-69 Türkiye Ligi 17 gol

Maç başına 1.6'lık gol ortalaması kırılamadı.
40 Kez milli oldu (4'ü Genç Milli Takım). 7 kez kaptanlık yaptı ve toplam 17 gol attı. Tüm futbol yaşamında 1 kez oyundan ihraç edildi(Bir Fenerbahçe maçında)


[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

O BİR EFSANEYDİ!

Efsane nedir? Kulaktan kulaga aktarilip, kusaklar boyunca yasayan anlati. Lakin efsaneyi masalla karistirmamak gerekir. Masal, hiç olmamis ya da olmasi mümkün olmayandir. Oysa efsanelerde anlatilanlar gerçekten olmus kabul edilir. Abartilir, hayal gücü, doga üstü olaylar, özlemler, dilekler de isin içine sokulur anlatma sirasi gelen her agizla ama efsane öyle ya da böyle, bir gerçekliktir...
Bu topraklarda topa heves etmis çocuklar için bir efsanedir o. 'Galatasarayliymis', 'golcüymüs', 'hep gol krali olurmus', 'bir keresinde öyle bir vurmus ki topa, aglari yirtmis', 'top gelsin de vurayim' diye beklermis havaya siçrayip, yere düsmeden', 'kimseye kasitli tekme attigi, hakeme itiraz ettigi görülmemis'... Rivayet odur ki; onun gibi bir golcü ne gelmistir, ne de gelecektir bu memlekete. Ve çocuklar elbette kendi kendilerine uydurmazlar bu laflari; büyüklerinden duyduklarini tekrarlamaktadirlar!
Onu bilen, sahada görebilen herkesin, ayri bir hatirati vardir ona dair. Kimi efendiliginden bahseder, kimi kariyerindeki tek kirmizi karti gördügü Fenerbahçe maçindan. Kimi sevgilisi ugruna Istanbul'daki kamptan 'berbere gidiyorum' diye çikip Izmir'e kaçisindan, kimi ayni kizin-ki artik karisi olmustur!-"Ya Galatasaray ya ben" restini 'Galatasaray' seklinde görüsünden. Kimi Damlacikspor'dan, Yün Mensucat'a oradan Izmirspor'a geçen mahcup ama her sekilde gol atan delikanlidan, kimi 'pembesiyahli' Palermo macerasini oldukça kisa kesen 'Taçsiz Kral' filminin basrol oyuncusundan
Surasi kesin; Metin Oktay'i 'efsane' yapan 10 defa gol krali olmasi, attigi 608 gol, kazandigi kupalar, sampiyonluklar degil sadece. Isini bir tür 'futbol romantizmi' içinde yapmasi; futbolculugun, söhretin, paranin nasil gelip nasil geçtigini iyi kavramis olmasi. Sözün özü, Göztepe'nin Galatasaray'a karsi kazandigi bir kupa maçi bitiminde, maçta kendisini tutan ve 'adim attirmayan' 18 yasindaki Özer'in, "Metin abi, sizin bir hayraninizim. Ne olur benimle bir resim çektirir misin?" sorusuna, "Sen benimle degil, ben seninle fotograf çektiriyorum, çünkü maçin kahramani sizsiniz" diye cevap verecek kadar mütevaziligiyla; 10 numarasiyla; jübilesinde kisa süreligine sembolik de olsa Fenerbahçe formasini giymesiyle (ayni maçta Can Bartu da Galatasaray formasi giymistir); adina yapilan sarkiyla (1966-sevket Ugurluer, "Metin Geliyor Metin"); halihazirda 40 yas civarindaki 'Metinlerin' isimlerine kaynaklik yapmasiyla; futbolu birakmasiyla birlikte bir çok kimsenin tribünleri terk etmesiyle (örnek: Memet Fuat!); 'gönülçelen' yakisikliligiyla; her daim mütebessim ifadesiyle... Bir 'gerçek efsanedir' o.
'Yas durumundan' dolayi, on bir yil önce, 13 Eylül 1991'de Bogaz köprüsünde geçirdigi bir trafik kazasinda hayatini kaybeden Metin Oktay'i seyretmem olanaksizdi. Oysa ne çok isterdim. Ama ben de dilim döndügünce anlatacagim onu benden sonrakilere. Çünkü farkindayim; efsaneler ölmüyor, büyüyor! Ve rivayet odur ki; onun gibisi ne gelmistir, ne de gelecektir...


[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

EN KRAL GOL KRALI METİN OKTAY

En kral gol kralı Metin Oktay
Türkiye 1. Ligi�nin 42 yilinda 24�ü Türk, 2�si yabanci 26 futbolcu gol krali ünvanini kazandi. Ligin ilk gol krali Metin Oktay toplam 6 ünvanini da Galatasaray formasiyla kazandi.

METIN OKTAY�IN REKORU
Lig tarihinde en fazla Gol Krali olan futbolcu unvani, Türk futbolunun efsane isimlerinden Metin Oktay�a ait bulunuyor. Ayni zamanda ligin ilk Gol Krali olan Metin Oktay, 1959, 1959-60, 1960-61, 1962-63, 1964-65 ve 1968-69 sezonlarinda toplam 6 kez Gol Krali olarak, lig tarihine adini yazdirdi. Metin Oktayi 5 kezle Tanju Çolak, 3er kezle de Cemil Turan, Aykut Kocaman ve Hakan Sükür izliyor.

GOL KRALLARI 13 AYRI TAKIMDAN
Ligin en çok gol atan toplam 26 futbolcu, 13 ayri takimdan çikarken, Fenerbahçe ve Galatasaray 12ser Gol Krali çikarmayi basardi. Sampiyonluk yasayan diger takimlardan Besiktas ve Trabzonspor ise yalnizca 2ser kez, ligin en çok gol atan futbolcusunu çikarabildi. Bunun yani sira, Samsunspor, Eskisehirspor ve Ankaragücü 3er, Adanaspor 2, Ankara Demirspor, Göztepe, Altay, Bursaspor ve Sakaryaspor 1er kez Gol Krali futbolcuyu kadrosunda bulundurdu.

TANJU ÇOLAK, TARIHE GEÇTI
Birinci Futbol Ligi�nin geride kalan 42 sezonunda, Gol Krallari içinde en fazla golle bu unvani yakalayan futbolcu Tanju Çolak oldu. Çolak, 1987-88 sezonunda Galatasaray formasiyla 39 gol atarak, Metin Oktay�a ait 38 gollük rekoru kirdi ve Türk Futbol Tarihi�ne altin harflerle geçti. Tanju Çolak ayrica, 5 kez yakaladigi Gol Krali unvanina 3 ayri kulüpte ulasarak, ayri bir rekor kirdi. Golcü futbolcu, 1985-86 ve 1986-87 sezonlarinda Samsunspor, 1987-88 ve 1990-91 sezonlarinda Galatasaray, 1992-93 sezonunda da Fenerbahçe formasiyla Gol Krali oldu.

YABANCI KRALLAR
Birinci Futbol Ligi tarihinde simdiye dek yalnizca 2 yabanci futbolcu Gol Krali unvanini yakalayabildi. Galatasaray formasini giyen Yugoslav Tarik Hociç, 1983-84 sezonunda 16 gol atarak, lig tarihinde en çok gol atan ilk yabanci futbolcu oldu. Trabzonspor�un Gürcü futbolcusu Sota Arveladze ise, 1995-96 sezonunda 25 gol atarak, Gol Krali olan 2. yabanci futbolcu olarak tarihe geçti.

PAYLASILAN KRALLIKLAR
Lig tarihinde 2 sezonda �Gol Kralligi�ni birden fazla futbolcu paylasti. Fenerbahçeli Cemil Turan, 1975-76 sezonunda, Ankaragücü�nden Ali Osman Renklibay ile birlikte 17�ser golle, 1979-80 sezonunda da Bursasporlu Bahtiyar Yorulmaz ile Altayli Mustafa Denizli 12ser golle ortak Gol Krallari oldu.

GOL ORTALAMASI EN YÜKSEK VE DÜSÜK KRALLAR
Lig tarihinde oynadigi maç basina attigi gol sayisi açisindan en basarili Gol Krali, Metin Oktay oldu. Galatasarayli futbolcu, 1962-63 sezonunda forma giydigi 26 maçta 38 gol atarken, maç basina 1.46 gol ortalamasina ulasti ve en verimli golcü olarak tarihe geçti. Gol ortalamasi en düsük krallar ise, 1979-80 sezonunda kralligi paylayan Bursasporlu Bahtiyar Yorulmaz ile Altayli Mustafa Denizli oldu. Toplam 30 maçta 12ser gole imza atan her 2 futbolcu da maç basina 0.40 gol ortalamasi tutturdu.

LIGIN GOL KRALLARI
Birinci Futbol Liginde geride kalan 42 sezonda Gol Kralligi ni kazanan futbolcular söyle:
Sezon Gol Krali .................... Takimi ......... Maç Gol Ortalama
1959 Metin Oktay ................ Galatasaray .... 15 .... 11 .... 0.73
1959-60 Metin Oktay .............. Galatasaray .... 35 .... 33 .... 0.94
1960-61 Metin Oktay .............. Galatasaray .... 28 .... 36 .... 1.28
1961-62 Fikri Elma ................. Ankara D.por . 34 .... 21 .... 0.61
1962-63 Metin Oktay .............. Galatasaray .... 26 .... 38 .... 1.46
1963-64 Güven Önüt .............. Besiktas ......... 30 .... 19 .... 0.63
1964-65 Metin Oktay .............. Galatasaray .... 22 .... 17 .... 0.77
1965-66 Ertan Adatepe ........... Ankaragücü .... 26 .... 20 .... 0.76
1966-67 Ertan Adatepe ........... Ankaragücü .... 28 .... 18 .... 0.64
1967-68 Fevzi Zemzem ........... Göztepe ......... 30 .... 19 .... 0.63
1968-69 Metin Oktay .............. Galatasaray .... 26 .... 17 .... 0.65
1969-70 Fethi Heper ............... Eskisehirspor .. 26 .... 13 .... 0.50
1970-71 Ogün Altiparmak ....... Fenerbahçe .... 26 .... 16 .... 0.61
1971-72 Fethi Heper ............... Eskisehirspor . 30 .... 20 .... 0.66
1972-73 Osman Arpacioglu .... Fenerbahçe .... 19 .... 16 .... 0.84
1973-74 Cemil Turan .............. Fenerbahçe .... 30 .... 14 .... 0.46
1974-75 Ömer Kaner .............. Eskisehirspor . 26 .... 14 .... 0.53
1975-76 Cemil Turan .............. Fenerbahçe .... 30 .... 17 .... 0.56
A.Osman Renklibay .. Ankaragücü .... 30 .... 17 .... 0.56
1976-77 Necmi Perekli ........... Trabzonspor ... 22 .... 18 .... 0.81
1977-78 Cemil Turan ............. Fenerbahçe .... 30 .... 17 .... 0.56
1978-79 Özer Umdu .............. Adanaspor ..... 26 .... 15 .... 0.57
1979-80 Mustafa Denizli ........ Altay .............. 30 .... 12 .... 0.40
Bahtiyar Yorulmaz .... Bursaspor ...... 30 .... 12 .... 0.40
1980-81 Bora Öztürk ............. Adanaspor ..... 26 .... 15 .... 0.57
1981-82 Selçuk Yula ............. Fenerbahçe .... 28 .... 16 .... 0.57
1982-83 Selçuk Yula ............. Fenerbahçe .... 30 .... 19 .... 0.63
1983-84 Tarik Hociç ............. Galatasaray .... 30 .... 16 .... 0.53
1984-85 Aykut Yigit .............. Sakaryaspor ... 34 .... 20 .... 0.58
1985-86 Tanju Çolak ............. Samsunspor ... 34 .... 33 .... 0.97
1986-87 Tanju Çolak ............. Samsunspor ... 34 .... 25 .... 0.73
1987-88 Tanju Çolak ............. Galatasaray .... 37 .... 39 .... 1.05
1988-89 Aykut Kocaman ....... Fenerbahçe .... 34 .... 29 .... 0.85
1989-90 Feyyaz Uçar ............ Besiktas ......... 33 .... 28 .... 0.84
1990-91 Tanju Çolak ............. Galatasaray .... 29 .... 31 .... 1.06
1991-92 Aykut Kocaman ....... Fenerbahçe .... 25 .... 25 .... 1.00
1992-93 Tanju Çolak ............. Fenerbahçe .... 24 .... 27 .... 1.12
1993-94 Bülent Uygun ........... Fenerbahçe .... 28 .... 22 .... 0.78
1994-95 Aykut Kocaman ....... Fenerbahçe .... 32 .... 27 .... 0.84
1995-96 Sota Arveladze ........ Trabzonspor .. 30 .... 25 .... 0.83
1996-97 Hakan Sükür ........... Galatasaray .... 32 .... 38 .... 1.18
1997-98 Hakan Sükür ............ Galatasaray .... 34 .... 32 .... 0.88
1998-99 Hakan Sükür ............ Galatasaray .... 32 .... 19 .... 0.59
1999-2000 Serkan Aykut ......... Samsunspor ... 33 .... 30 .... 0.90


[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

ANILARLA METİN OKTAY

Ağları Yırtan Gol

Haziran mevsimiydi. "Ağlar çürümüş, onun için koptu" falan demişlerdi. Halbuki ağlar kontrol edilmişti maçtan önce. Metin Oktay'ın kaleyi ışınlayan bir gözleri vardı ki ben onu görüyordum. Herkes göremiyordu. Metin daha çok futbolcusuz alanda futbolu bilirdi. Yani öyle bir alana geçer ki artık aptal bir futbolcu bile geri planda orta sahada ayağında top varsa, o topu Metin'e atmak zorunda kalırdı. Bunlar kaçınılmazdır. Öyle bir anda Osman Abanoz ve Naci Özkaya (Fenerbahçeli futbolcular) Metin'i takip ediyorlar ama onu tutmak imkansız. Onsekizin üzerine geldi patlattı sol ayağının üstüyle, kaleci Özen Arkoç da planjönünü yaptı, ama kısa kaldı. Ama orada Bir İsmet Gümüşdere vardı. Diğerleri maç bitiyor diye dağılmıştı. Bir de Hüseyin Kırca topu yarıda yakalamıştı. Benim için çok büyük bir keyif. Hala Galatasaray'ın müzesinde, taraftarların ellerinde hep o golün fotoğrafları çıkar. Ama benim adımı yazmazlar!

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

60 Yılın Efsane Fotoğrafçısı

Metin Oktay'ın Fenerbahçe'ye attığı meşhur "ağları yırtan golü" anımsar mısınız? O golün göreni çok azdır. O maça gelenlerin sayısı, tam bilemiyoruz ama, 10 bin kişi kadardı. Ama o golü bütün Türkiye'ye tanıtan o unutulmaz kareyi kim anımsamaz? Topun ağları yırttıktan sonra kameraya doğru süzülüşünü…

İşte o fotoğrafı çeken objektifin arkasında duran isim İsmet Gümüşdere'ydi. Türk spor tarihinin son 60 yıllık dönemine damgasını vuran, birçok unutulmaz anı bugüne taşıyan birçok unutulmaz diğer fotoğraflar gibi...



İsmet Gümüşdere, 81 yaşına gelmiş yorgun bedenini derginin merdivenlerinde, bir delikanlıya taş çıkartırcasına taşırken, hepimiz, Türk Spor fotoğrafçılığının öncülerinden unutulmaz bir isimle tanışacağımız için heyecanlıydık. Billur gibi bir zihin, ayrıntıları en ince noktasına kadar aktarabilen bir dimağla karşılaştık. Dergimizde kullandığımız fotoğrafların orijinallerini getirip gösterdi bize. Ve daha bilinmeyen diğer eski Galatasaray fotoğraflarını…


İsmet Gümüşdere ilk spor fotoğrafçısı olduğunu kabul etmiyor. "Ben ilk değilim, ilk Burhan Felek'tir. 1918 yılından önce bir dergi çıkartmış "Futbol" isminde. O derginin fotoğraflarını çeker ve yazılarını yazarmış. Bu işteki ustamız odur." diyor alçakgönüllükle. Gümüşdere'nin fotoğrafla ilk tanışması çocukluğunda olmuş: "Fransızların ünlü bir dergisi vardı: Nuar Print. O dergide o dönemki futbolcuların portreleri ve futbol maçları, resimleri olurdu. Ben onlara baka baka, içime o ateş 9-10 yaşlarında düştü. Bir fotoğrafçı dükkanında otururken bana makineyı ellemeyi, film yıkamayı öğrettiler. O duyguları hala içimde yaşıyorum."


Spor fotoğrafçısı olmaya karar verişinin öyküsü çok ilginç Gümüşdere'nin. Küçükken götürüldüğü maçlarda çektiği eziyet onu fotoğrafçı yapmaya itmiş: "9 yaşındaydım ve seyirciler arasında sıkıntıdan patlardım, beni çok sıkıştırırlardı. Ama bir de bakardım bazı kişiler kale arkasında, boyunlarında fotoğraf makineleri, papyon gravatları, fötr şapkalarıyla özgürce dolaşıyorlar. Kendi kendime karar verdim. Ben de onlar gibi olacağım dedim".


İsmet Gümüşdere, yüzlerce Galatasaray maçı seyretmiş. Özellikle Fenerbahçe'yle yapılan maçları hiç unutmuyor. "Çok olaylı maçlar yaparlardı. Kavgalar, gürültü patırtılar hiç eksik olmazdı" diyor. Gelenek hiç değişmemiş yani! İlk maçını hiç unutmuyor Gümüşdere. "Çalıştığım derginin sahibi Mithat Bey 'hadi seni bugün Fenerbahçe-Galatasaray maçına gönderiyoruz' dedi. Talimat verdiler: 'Galatasaray'ın kalesinin arkasında Fenerbahçe'nin attığı gol fotoğraflarını çekeceksin.' Maç sırasında Şeref Stadı'nın deniz tarafına bakan taç çizgisi kenarında Fenerbahçeli Küçük Fikret ve Galatasaraylı Bülent (Paytak) kavgaya giriştiler. Ben de bana denilenleri unuttum ve gittim fotoğraf çektim. Hiç bir foto muhabiri fotoğrafları çekmeye gelmemişti. Sevinçliydim, benden başka kimse çekmemişti o fotoğrafları. Ama birden sevincim kursağımda kaldı ve iki polis gelip beni kollarımdan tutup saha dışına çıkarmaya başladı. Basın kartım yokmuş! Beni daha önce hiç görmemişler. Derken papyon gravatlı, fötür şapkalı elinde fotoğraf makinesi olan bir bey polislerin yanına geldi ve beni kurtardı. Selahattin Giz'di. Galatasaray Lisesi mezunu ve Cumhuriyet Gazetesi foto muhabiri. Maçtan sonra beni aldı ve gazetedeki karanlık odasına götürdü."

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

SAHADAKİ METİN

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Kendi kaleminden "Sahadaki Metin"

(...) Maça çıkarken, büyük bir gerilim içersine girerdim. Tünelden sahaya çıkıncaya kadar kimseyle konuşmazdım. Kendime göre bir ibadetim vardı. Kendime göre inançlarım vardı.

Bu gerilim sahaya çıkınca biterdi. Çünkü artık orada seyircimle bütünleşirdim. Onlar beni iyi tanırlardı. Onlar benim sevgilim, ben de onların sevgilisiydim. Penaltı kaçırsam da, gol atamasam da, beni yalnız bırakmazlardı. Hep yanımda, hep beynimde olurlardı. O seyircide, o sevgililerde Metin Oktay olarak büyük kredim vardı.

Sahanın herhangi bir yerinde topu ayağıma aldığım zaman, düşünce olarak hazır olduğum için, kimin nerede durduğunu, kimin kaçtığını, kimin kaçacağını bilir, görürdüm. Top bana gelmeden önce veya geldiği zaman ne yapacağımı düşündüğüm için, pas hatalarım azalırdı. Şuna inanmıştım: Bir futbolcu sahaya çıktığında ya gol pası atmalı ya da gol atmalıydı. Her pasın gole götüren bir değeri bulunmalıydı.

Kendimi düşünce olarak buna hazırlardım. Maçı sahadan önce, beynimde oynamaya çalışırdım. Oyunda doğabilecek pozisyonları, bu durumlarda benim ne yapmam gerektiğini düşünürdüm. Devamlı araştırdığım için, hem takım arkadaşlarımın, hem rakip oyuncuların karakterlerini bilirdim.


* * *


Hani Arayacaktın Metin Ağabey
Tarık Öcal

Tarih 13 Eylül 1991. Yer Ortaköy Ziya Restoran. Saat geceyarısına yaklaşıyor. Tarık Öcal ve arkadaşları mutlu bir rastlantı sonucu Metin Oktay'la son hasbıallerini yapıyorlar ve ortaya 14 Eylül'de Cumhuriyet Gazetesi'nde yayınlanan nefis yazı çıkıyor. Biz de bu unutulmaz yazıyı bilenlerin hatırlaması, bilmeyenlerin ve genç kuşakların ise tekrar tekrar okuması için yeniden yayınlıyoruz.

Uğursuz 12 Eylül'ün, 13'e bağlandığı saatlerde, piyanist arkadaşım Pepe ile Ziya Restoran'ın aşağı barında Sonbahar yalnızlığını çorba içerek yaşarken sanki barda ceketini unutmuş bir tavır ile Arda Uskan içeri girdi. Ortalığı toplayan komilere torpil geçip kendisine bir rakı ısmarladı. Kara mizah sohbet sürerken, birden bir ışığın düştüğünü hissettik. Sessiz sedasız yanımıza gelip, içkisini yudumlayan adam Metin Oktay'dı. Birdenbire benim ve Arda'nın hatta Rossi'yi de futbolcudan saymayan Pepe'nin gözlerinde ışıklar parladı. Alın size nostaljinin Allah'ı. Otuz yıldır barlarda restoranlarda gitar çalarak geçiririm hayatımı. Kimin ne kadar alkollü olduğunu ben bilmezsem kim bilir? Metin Oktay yanımızdaydı. Raporlar ne derse desin, biz üçümüz kişiliğimizi koyarak söyleyebiliriz ki Metin Oktay önceki gece içkiliydi, ama sarhoş değildi. On bir yıl önce 12 Eylül gecesi, bütün Türkiye sarhoş muydu sanki?

Bizler sanattan konuşuyorduk ya. Onun da gözlerimle seyrettiğim birçok golünün bir sanat eseri olduğunu söyledim. 1960'taki efsanevi maçta İskoçya'ya attığı golü, İstanbul'da bir AKG maçında iki taraftan iki kişi koluna girdiği halde, arkası kaleye dönükken, 90'a taktığı golü anlattım. Ve bunların sırrını sordum. "Ellerini uzat" dedi. İki elimi uzattım. Avuçlarım yere dönüktü. O da ellerini avucuna aldı. "Şimdi" dedi, "İstediğin elini çek ben yakalayacağım." Ellerimi, Metin Oktay'ın avucundan kurtaramadım. "İşte" dedi, "bu reflekstir bana o golleri attıran." Sonra ben de ona parmaklarımla bir gitarcı numarası yaptım. Benim ona şaşırdığım gibi o da benim tek elle alkış sesi çıkarmama bayıldı."Bunlar işin fizik tarafı" deyip Nazım Hikmet'ten bir şiir okudu. Hiçbirimiz ummazdık. Tabii ummamak, bizim suçumuz. "İşte bu şiiri bilmeyen ne top oynar, ne gitar çalar, işin özü bu kardeşim" deyip boynuma sarıldı. Meğer biz futbolculara nasıl bakarsak onlar da biz müzisyenlere öyle bakarmış, Ne çok ortak noktamız varmış oysa ki. Kartımı istedi. "Yarın seni arayacağım" dedi. Öpüşerek ayrıldık. Gitme vakti gelmişti. Yorgunduk. Metin Oktay'ı, yarım kalmış içkisiyle barda bırakıp Arda, Pepe ve ben çekip gittik.

Sabah telefon çaldı. Metin Ağabey diye açtım. Pepe'ydi. Pepe'nin güzel sesinden ilk defa nefret ettim. Metin Oktay'ın ölümünü haber veriyordu. Senin karşında son golü yiyen kaleci olmak isterdim, Metin ağabey, ama son öptüğün insan oldum. Ben yine telefonunu bekliyorum. Sen aramazsan ben nasıl olsa arayacağım.


* * *


45'lik Plakta Ağları Yırtan
İzzeddin Çalışlar

1971 - 72 sezonunda Galatasaray şampiyon olduğunda muhtemelen kimse "merchandising" ya da "promosyon" sözcüklerini duymamıştı. Buna rağmen, üstüste ikinci kez gelen şampiyonluğu kulübe gelir getirecek bir şekilde kullanmayı düşünen yönetim bir plak çıkarmayı düşündü. Henüz ne CD ne kaset olmadığından 33'lük ve 45'lik plaklar elden ele dolaşıyor, herkesin evinde hatta kimilerinin otomobilinde bile pikap bulunuyordu. Maçlar sadece radyodan anlatıldığı için de hiç bir maçın kaydı olmuyordu.

O zamanlar henüz ne düzenli televizyon yayını ne de video vardı. Geçtiğimiz ay boyunca Dünya Kupası yayınlarında sesini tekrar duyduğumuz TRT'nin gür sesli spikeri Orhan Ayhan'la anlaşıldı ve plağı doldurmak üzere iki maçı sanki o an oynanıyormuş gibi anlatması istendi. Plağı doldurabilmek için bir yüzüne Galatasaray marşı kaydedildi, öteki yüzüne de iki maçtan üç gol anı. Bu iki maçtan biri Metin Oktay'ın her fırsatta dile getirilen ağları yırtan golü attığı maçtı. Plak, golü aynen şöyle anlatıyor:

"Yıl 1959. 10 Haziran Çarşamba günü. Mithatpaşa'da öyle bir maç var ki sormayın. Galatasaray, Fenerbahçe'den şampiyonluk koparmak için sahaya çıkıyor. Favori ise Fenerbahçe! Sarı kırmızılı takımın kuruluşu şöyle: Turgay, Saim, İsmail, Ahmet, Ergun Dursun, İsfendiyar, Suat, Metin, Nuri, Mete. Galatasaray tam takım, Fenerbahçe de aynı şekilde. Maç zaman zaman ortalarda, zaman zaman da Galatasaray ceza sahası dışında cereyan ediyor. Fenerbahçe bastırmıyor değil, fakat Galatasaray da şu ana kadar gol yemiş vaziyette değil. 38. dakika doldu. 39.'ya girmek üzereyiz. Oyun çok rahat, ortalarda. Oyun bir anda yavaşladı. Nuri aldı, Niyazi'yle şöyle hafifçe birbirlerine bir omuz attılar. Nuri aldı topu, sol taraftan Metin'e doğru geçirdi. Niyazi hakeme işaret ediyor Markoviç'e, Yugoslav Markoviç'e işaret etti. 'Faul var' diyor. Hakem 'Oynayın' diyor, 'Devam'... Nuri'nin topu süzülüyor Metin'e doğru. Metin sol taraftan aldı. Kapalı tribünlerin önünden kayıyor, kayıyor. Tam çizgiye doğru paralel iniyor. Sol taraftan indi aşağıya doğru. Deniz tarafındaki kaleye doğru gidiyor Metin. Tehlikeli olabilir mi henüz belli değil. Osman üstüne çıktı. Bastı topa, çekti Osman'ı. Arkadan Naci yetişiyor. Kafasını kaldırdı Metin, çapraza baktı. Kalede Özcan var. Vurdu Metin, kaleye doğru gidiyor. Goool. Gooooooool. Metiiiiin. 1 - 0... Fenerbahçe: 0 Galatasaray: 1. Umulmadık anda umulmadık bir gol. Fenerbahçeliler 'Top avuta çıktı' diye itiraz ediyorlar. Ağları yırttı geçti top! Özcan şaşkın, taraftarlar şaşkın ama Galatasaray 1 - 0 galip durumda."

Plak, burada bir müzik arası veriyor ve 1972 yılının en önemli maçına bağlanıyor: "Ne olduysa Giresun'da oldu. Bitti gözüyle bakılan lig, şampiyon adayı Galatasaray'ın 1 - 0 mağlubiyetiyle adeta yeniden başladı. Sarı kırmızılı çocuklara bugünkü maçta çok önemli görev düşüyor. Boluspor'u muhakkak yenmek zorundalar. Galatasaray, Nihat, Ekrem, Aydın, Muzaffer, Tuncay, Bülent, Metin, Ayhan, Gökmen, Mehmet, Uğur tertibinde ve Galatasaray takımı Boluspor karşısında ezici bir baskıyla oyunu götürüyor. 8. dakikaya geliyoruz. Ceza sahası içinde bütün Bolusporlu futbolcular durmuş vaziyetteler. Vedat aldı, ceza sahasının dışına doğru çıkardı topu. Kaptı Uğur. Birdenbire kaptı. Dışarı dışarı çekti. Tam çizginin yanında. Bahri kendisine doğru geliyor. Bastı çalımı, geçti Uğur. Kaptan ceza sahasına doğru paralel iniyor. Ortasını yapmak üzere soluna aldı. çevirdi topu birdenbire yaptı ortasını. Gökmen gerilerden koşuyor havalandı. Lütfü'yle beraber kafaya çıktılar. Kaleci Talip direğin diğer yanında. Vurdu Gökmen kafayı, ters taraftan gidiyor. Gooool. Galatasaray 1 - 0 galip durumda".

Yine bir müzik arası ve tekrar aynı maça dönüyoruz: "Galatasaray yeni goller arıyor. Top şimdi Mehmet'te. Mehmet aldı, orta çizgiyi biraz geçti. Taç çizgisinin hemen içersinde. Kaydı kaydı Bülent'i gördü. Bülent aldı abisinden topu. İçeri doğru giriyor. İki çalım attıktan sonra, Gökmen'e verdi. Gökmen ceza sahasının bir iki metre dışında duruyor. Kendisine gelen topu şöyle bir tarttı. Birdenbire döndü. Ters tarafa vurmak üzere topu. Vurdu. Zımba gibi bir gol. Gooool. Son yılların en büyük golünü attı Gökmen. Ve böylece Galatasaray geçen seneden bu yana ikinci kez yine şampiyon. Galatasaray üstüsüte 2. kez şampiyon. şampiyon Galatasaray". Plak böylece bitiyor. O yıl bu 45'liği dinleyip bu heyecanlı anları yaşayanlar ertesi yıl Brian Birch yönetiminde Galatasaray'ın üçüncü kez şampiyon olacağını bilmiyorlar doğal olarak. Kaptan Uğur'un son sezonunda, takımda Nihat yerine Yasin'in, Mehmet'e "Büyük" sıfatını kazandıracak "Küçük" Mehmet'in de takviyesiyle Cim Bom yine şampiyon oldu ama plağın yenisi çıkmadı...


[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

RESİMLER

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

VİDEOLAR

[YT]b0pXB6qOziQ[/YT]
[YT]E-FzBaFN9aI[/YT]
[YT]96uy8pAx6zc&feature=related[/YT]
[YT]pbzUWEE_M-c&feature=related[/YT]

iMZA KODUMUZ

HTML Code:
[URL="http://www.frmtr.com/sporcu-ve-klup-fanlari/1469401-metin-oktay-fan-kulubu-tacsiz-kral-binlerce-rep.html?=#post13712901"]
Metin Oktay Fan Kulübü | Taçsız Kral | Binlerce Rep
[/URL]

iMZA GÖRÜNÜMÜ

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]



[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://eglentr.forum.st
ßy ©anavar
Yeni üye
Yeni üye
avatar

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 25 Karma Karma : 29 Rep Rep : 0 Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 08/05/10 Nerden Nerden : Istanßlué İş/Hobiler İş/Hobiler : FuTßoL Lakap Lakap : GaLaTaSaRaY ;)

MesajKonu: Geri: Metin Oktay Fan Kulübü | Taçsız Kral | Binlerce Rep   Perş. Mayıs 13, 2010 4:35 am

Benide Eklersen Sevinirim..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Metin Oktay Fan Kulübü | Taçsız Kral | Binlerce Rep
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: GeneL HerTeLdeN :: Fan Club :: Sporcu, Klüp Fanları-
Buraya geçin: